Kalabalığın içinde buldu kendini. Ellerinden tuttu, akıp gittiler. Gri binalar, sokaklar… Hamalların sakalları gri. Patileri gri bir kedinin. Karnını doyurdu. Tren garına yürüdü. Bekçileri geçti, uzandı sonuna kolları. Banka oturdu. Etrafa bakındı. Çıkardı sigarayı. Tiryakilikten hazzetmezdi. Omuzları ağrırdı yükten, öyle ağır. Boğazında kalırdı yaşamak. Ancak o zaman. Bu duman. Alıp götürürdü, öyle sanırdı. Türküyü yaktı uzak dağlarda. Bu işlerde böyle sıraylaydı.